Bir Zamanlar Diyarbakır E tipi Cezaevi (2)

İşkence iddiaları.. 1981-1984 yılları arasında işkenceye maruz kaldığı iddiası ile 30 kişi öldü. Soruşturmayı yapan ve adı geçen 32 sanıktan 30'unun ölümünü doğrulayan savcının açıklamasına göre; 4'ü kendini yakarak inthar olmak üzere 8 kişi inti*har etti, 6'sı açlık grevi ve 16'sı doğal ölüm (hastalık) sonucu öldü.…

Abone Ol

Kemal Pir Ölüm Orucunda

Bazı kaynaklara göre ise bazı mahkûmlar, işkenceler yüzünden öldü…. PKK'nın kurucularından Kemal Pir de ölüm orucu sonucunda öldü. PKK Merkez Komite Üyesi Mazlum Doğan da intihar edenler arasındadır. PKK'nın kurucularından Sara kod adlı Sakine Cansız da cezaevinde hapis yatmıştır.

Hapishanede o yıllarda kalmış olan 32 kadın şöyle demiştir:

"Elektrik dahil bütün işkence yöntemlerini yaşadık ama en ağırı cinsel işkenceydi."

"Tecavüz ettikleri kadınları kanlı etekleriyle koğuş koğuş dolaştırdılar."

"Etekleri başlarımıza geçiriyor, altımızın çıplak olmasını sağlıyor, 'gez' diyorlardı."

"Banyodan çıkıp bornozla karşımıza gelip ve bize baka baka mastürbasyon yaptılar."

"En büyük işkence başka kadınların çığlıklarını dinlemekti."

"11 yaşında ikiz oğulları olan arkadaşımızın, oğullarına işkence yapıp sesini ona dinletmişlerdi."

"Lağım sularının içine zorla kadınları soktular."

"Çocuğum görüşe geliyor ama bana yapılan davranışlardan dolayı benden korkuyor o hiç sevmediğimiz gardiyanlara sarılıyordu. Çıktıktan sonra da bir süre kızım bana anne demedi."

"Serbest bırakıldım ve eve gittim. Beni yıllarca görmeyen annemin bana ilk dediği şey, 'Bunca yıl neredeydin?' olup, kızlık muayenesine götürmek istediğini söyledi."

Esat Oktay Yıldıran'ın, Kıbrıs Harekâtı sonrası Diyarbakır Cezaevi'ne bizzat Kenan Evren tarafından yollandığı ve iç güvenlik komutanı olarak görev süresi boyunca işkence yaptığı iddia edilir….

12 Eylül sonrası

12 Eylül, Kürt sorununa herkesin dikkatini çekti, bu sorunu dünyaya duyurdu… Cezaevindeki vahşet olmasaydı, Kürt meselesi bu ülkede bu kadar erken açığa çıkmazdı… Diyarbakır Cezaevi'ndeki insanları birer militan haline getirdiler. Bunların %80'den fazlası dağa çıktı. İnsanın oradaki vahşeti gördükten sonra normal yaşama dönmesi çok zordu…

"PKK hareketi 1984'te patladı" derler ya, bu tarih, Diyarbakır Cezaevi'nden ana tahliyelerin olduğu tarihtir…

Hasan Dağtekin de suç duyurusunda bulunanlar arasındaydı:

"Eylül ayında takipsizlik kararı verildi. Zaman aşımı dediler. İnsanlık suçlarına karşı zaman aşımı olmamalı. Karara itiraz ettik ama itirazımız da reddedildi. Bireysel başvuru hakkı ile konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağız. Evren öldü ama keşke Ankara'da açılan mahkeme ondan ve o darbeyi yapan kesimden; yaşatılan o işkencelerin, ölümlerin hesabını sorabilseydi. Fakat ne yazık ki mahkeme çok ağır işliyor. Bu yüzden (Kenan Evren) binlerce insana yaşattıklarının cezasını çekemeden öldü.” Darbeden önce bölgede güçlü bir Kürt siyasi hareketi mevcuttu. Devrimci Doğu Kültür Ocakları, Özgürlük Yolu, Rizgari gibi birçok siyasi akımın temsilcisi, yasadışı örgüt üyesi olmaktan dolayı yargılandı. Yurtdışına kaçamayanlar, sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanıp ceza aldı. Kaynak,Hasan Dagtekin

Ölüm Orucu Eylemleri ve İsyanlar

PKK'nın kurucularından Mazlum Doğan, Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin koşullarını protesto etmek amacıyla 1982'de, Nevruz gününde intihar etti… Onun intiharından sonra cezaevindeki siyasi hükümlülerin bir kısmı ölüm orucu eylemleri ve isyanlar başlattı…

18 Mayıs 1982'de Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Mahmut Zengin ve Eşref Anyık da cezaevi koşullarını protesto etmek için kendilerini yakarak intihar ettiler. HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın babası Bedii Tan da, cezaevinde gördüğü işkenceden dolayı hayatını kaybeden kişilerden.

Diyarbakır Büyükşehir Eş Başkanı Gültan Kışanak, KCK yöneticilerinden Mustafa Karasu ve iki yıl önce Paris'te öldürülem PKK'nın kurucularından Sakine Cansız ve daha binlerce kişi Diyarbakır E Tipi Askeri Cezaevi'nde hapis yatıp işkence gördü.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ndeki işkenceler birçok kitaba ve belgesele konu oldu. Yönetmen Çayan Demirel'in hazırladığı ve dönemin mağdurlarıyla gerçekleştirdiği röportajlardan oluşan "5 Nolu" belgeseli o dönemi en iyi anlatan tarihi kayıtlardan biri.

Siyasetçi Bayram Bozyel de, 80'lerde cezaevinde yaşadıklarını "5 No.lu" adıyla kitaplaştırdı. 12 Eylül döneminde Türkiye'de 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı. Bozyel de bunlardan biri. Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bayram Bozyel 1982 yılında Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından, Özgürlük Yolu Davası'ndan yargılandı ve 5 yıl hapis yattı.

70 gün sorguda kalıp işkence gören Bozyel, "12 Eylül darbesi aslında gelişen Kürt siyasi hareketine ve Türkiye sol hareketine karşı gerçekleşti. Kenan Evren öncülüğünde yaşanan bu darbe Kürt ve Türk siyasi hayatında çok önemli bir dönüm noktası oldu" diyor.

'Anayasa ile yeni bir sistem kurdular'

12 Eylül darbesinin ülkede büyük bir "teröre" neden olduğunu, dönemin en karanlık ve kirli yüzünün Diyarbakır Cezaevi'nde yaşandığını belirten Bayram Bozyel, "Bu cezaevi Kürt Davası ve özgür geleceğine karşı kurulmuş pilot bir bölge. Evren ve arkadaşları bu cezaevini özel bir proje olarak gerçekleştirdiler. Sadece o dönem yaşanan bir darbe değildi, anayasa ile yeni bir sistem kurdular" diyor.

Bayram Bozyel ve 12 Eylül mağdurları, Diyarbakır Cezaevi'nde hayatını kaybedenler anısına basın açıklaması yaparken

"Gördüğüm işkenceler sırasında çenem kırıldı ve yüzümde anatomik hasar meydana geldi. Ömür boyu bu anatomik bozuklukla yaşamak zorundayım."

Bu sözler Diyarbakır'da avukatlık yapan Hasan Dağtekin'e ait. 12 Eylül döneminde Kürdistan Sosyalist Partisi üyesi olmasından dolayı, 1982 yılında gözaltına alınıp 45 gün işkence görmüş. Darbe döneminde yüz binlerce insanın gözaltına alındığını hatırlatan HasanDağtekin, "Mahkemeye çıkartmaksızın 90 gün boyunca gözaltında tutup işkence yapabiliyorlardı" diyor.

İşkence gördüğü 45 günden sonra Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanan Dağtekin, yasadışı örgüt üyesi olmak suçundan 4,5 yıl hapis cezasına çarptırılarak Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Hasan Dağtekin, "Hapse girmeden önce orada yaşanan işkenceleri duymuştum. Ama oradaki vahşeti anlatmaya kelimeler yetmez.12 Eylül ülkenin üzerinden dozer gibi geçti" diyor Hasan Dağtekin..

12 Eylül darbesini "hem Kürtler hem de Türkiye'nin tamamı için çok büyük bir darbe" olarak nitelendiren Dağtekin, "12 Eylül ülkenin üzerinden dozer gibi geçti. ..Aynı davadan ceza alan Yılmaz Demir adındaki Konyalı arkadaşını hatırlatıyor da Dağtekin: "Yılmaz ile aynı davadan yattık, 1984'de Diyarbakır Zindan direnişinde gördüğü işkencelerden dolayı hayatını kaybetti. Orada hayatını kaybeden herkes bizim arkadaşımızdı. O dönem Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi'nde yatan herkes, Kürt olduğu için çok daha büyük işkencelere maruz kaldı" diyor.

Mağdurların suç duyurusuna ret

12 Eylül 1980 askeri darbesi nedeniyle Diyarbakır Cezaevi'nde işkence ve kötü muamelelere maruz kalan yaklaşık bin 600 darbe mağduru, dönemin sorumlularının yargılanması için çeşitli tarihlerde Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Fakat başsavcılık, suç duyuruları hakkında takipsizlik kararı verdi….

PKK'nın, 12 Eylül askeri darbesi ve Diyarbakır Cezaevi’nde yaşatılan insanlık dışı muamelelerin bir sonucu olarak geliştiğini öne süren Bozyel, "Orada yaşatılan işkenceler, unutulacak gibi değil. PKK'nın birçok kadrosu orada hayatını kaybetti, büyük işkencelerden geçtiler. Hapisten çıktıktan sonra da bu hareket büyüdü" diye de ekliyor.

Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanması için çok kampanya yürüttüklerini ama davanın sembolik bir adım olmaktan öteye gitmediğini söyleyen Bozyel, "Biz sadece Evren’in değil, o darbeyi gerçekleştiren bütün sorumluların yargılanmasını istiyorduk. Yani o gerici ve faşist güçlerle bir yüzleşme mahkemesi olsun istedik. Diyarbakır Cezaevi'nde yaşatılan cehennemden kimse yargılanmadı. İnsanlığa karşı işlenen suçlardan dolayı orası müze olsun diye giriş başlattık ama bu talebimiz de hala gerçekleşemedi. Evren, Türkiye'de karanlık bir dönemin resmi. Bu ülkenin en büyük ayıbı, hala 80 askeri darbe anayasası ile yönetilmesi" diyor.

"Anı Müzesi" de oluşturulacak

"Darbeler ve insanlık onuruna karşı işlenen suçların bir daha yaşanmaması adına farkındalık yaratmak amacıyla mekanlar oluşturulacak. Cezaevi, yapıldığı günden bugüne hep acı hatıralarla Türkiye ve dünyanın gündeminde yer işgal etti. Bu amaçla özellikle yapılacak Anı Müzesi'nde darbeler tarihi ile insanlık onurunu kırıcı suçların bir daha yaşanmaması adına canlandırma ve teşhir gerçekleştirilecek. Bu amaçla mahkumların kullanmış olduğu ranza, battaniye ve dolaplardan tutun da bir mahkumun günlük yaşantısını geçirdiği alanın tamamı, olduğu gibi kendi özgün tefrişatıyla canlandırılacak. Yakın tarihin tanıkları olan ve burada belli bir dönem acı hatıraları yaşamış olan insanlar da bu sürece dahil edilerek onların deneyimlerinden de faydalanılacak. Proje çalışmaları neticesinde Diyarbakır Cezaevi, artık eski acı hatıralarla değil tiyatro, sahne sanatları, açık hava müze etkinlikleri, kütüphane ve etüt salonları, açık hava etkinlikleriyle yerli ve yabancı ziyaretçileri karşılayacak."

— Selim Dindar

Hapisaneden çıktığımda eğer genç olsaydım, 5 No'lu'ya tekrar haksız yere girmemek için dağa çıkardım.

— Felat Cemiloğlu

Altan Tan, "Kürt Sorunu" adlı kitabında, 1980 ve 1983 yılları arasındaki olayların, Güneydoğu bölgesindeki Kürtçülük düşüncesinin yayılmasında rol oynadığını, Diyarbakır Cezaevi'nden çıkanların büyük çoğunluğunun dağa çıktığını, PKK'nın ana gövdesini oluşturduğunu ve örgütün büyümesini sağladığını iddia etmiştir…

Sanat ve Resim Sergileriyle Anlatıldı

"38" belgeseli ile tanınan Çayan Demirel, "tarihle yüzleşmek için" cezaevi hakkında "5 No’lu Cezaevi: 1980-84" adında bir belgesel çekti…Süresi 90 dakika olan belgeselin oluşması için yüze yakın tanıkla görüşüldü ve elliye yakın röportajlardan kesitler kullanıldı….

Cezaevi ile ilgili onlarca kitap yazılırken bir de dönemi kara kalemle anlatan Zülfikar Tak'ın resim sergisi açıldı…. 33 adet resimden oluşan sergi, 1989 yılında bir ayda çizildi ve resimler Karşı Sanat'ta sergilendi… Tak, ayrıca "Diyarbakır Cezaevi'nde İşkence Çeşitleri" adını verdiği bir karikatür kitabı çıkardı…Tak'ın çıkardığı kitap Avrupa'da Almanca ve İngilizce yayımlandı. Her iki dili konuşan insanların anlayabilmesi için Türkiye'deki baskıda Türkçe ve Kürtçe açıklamalara da yer vererek cezaevinde yapıldığı iddia edilen tüm işkenceleri tasvir etti…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da yaptığı konuşmada, geçmişte adı zulümle, işkenceyle, insanlık dışı muameleye anılan Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin boşaltılarak Kültür Merkezi olarak hizmet vereceğini açıklamıştı..

Kaynakça

^ "Arşivlenmiş kopya". 18 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Temmuz 2021.

^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Ekim 2022.

^ "4 Temmuz 1980 tarihli Milliyet gazetesi: Türkiye'nin en büyük cezaevi Diyarbakır'da bugün açılıyor". 24 Haziran 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi.

^ Korkmaz, Atilla & Kaçar, Hüseyin (22 Ağustos 2009). "Diyarbakır Cezaevi işkencenin üssüydü". Sabah. 25 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ Hines, Nico (28 Nisan 2008). "The ten most notorious jails in the world". The Times. 5 Ağustos 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ a b "8 Şubat 1986 tarihli Cumhuriyet gazetesi: Diyarbakır'da askeri savcı açıkladı: Hapiste 30 ölüm". 21 Ağustos 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi.

^ "Diyarbakır Cezaevi Raporu" (PDF). TBMM İnsan Hakları Komisyonu. 20 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ "Diyarbakır Cezaevi taşınıyor". Hürriyet. 11 Mayıs 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ Arısüt, Mustafa (24 Haziran 2009). "Cezaevleri Dosyası: Diyarbakır -2-". Taraf. 1 Ocak 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ Mavioğlu, Ertuğrul (10 Kasım 2003). "Bir zamanlar bir cezaevinde..." Radikal. 8 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2009.

^ Pamir, Balçiçek (18 Mayıs 2009). ""Bir daha dünyaya gelsem Kürt olmak istemem"". Habertürk. 13 Şubat 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2009.

^ "İşkencenin izleri hâlâ bileklerimde". 6 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Nisan 2016.

^ Nagehan Alçı (13 Haziran 2018). "İşkenceye dair utanç verici bir karar". haberturk.com. Habertürk. 17 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Aralık 2022.

^ "Üç yılını 'cehennem'de geçirdi". Radikal.com. 8 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Şubat 2022.

^ Cemal, Hasan "Kürtler" Doğan Kitap, s. 25

^ a b "Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar". Günlük. 19 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ İlbeyoğlu, Nihat. "Diyarbakır Zindanından Çizgiler". 2 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

^ a b Yaşar, Hatice (11 Kasım 2003). "Çizgilerle işkence". Radikal. Erişim tarihi: 31 Ağustos 2009.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">