Bir kahvenin kırk yıl hatır var

Kimine göre uydurulmuş bir hikâye gibi gelebilir… Ama öteden beri insanlar arasında söylene, söylene günümüze kadar gelmiş… “Bir kahvenin kırk yıl hatırı var” diye…

Abone Ol


Buna bir söz mü, özdeyiş mi veya bir hikâye mi? desem… Kim ne derse desin...İnsan olmanın önemi işte bu sözde gizli… Ahde vefayı bilenler anlar bir kahvenin kırk yıl hatırı olduğunu…

“Bir kahvenin kırk yıl hatırı var “ sözünün çıkış öyküsü şöyle…

“Balıkçı kahvesine bir Osmanlı zabiti girer…
“Bre Yusuf! Herkese benden okkalı bir kahve… Ama şuradaki Rum palikaryasına yok!
Ona kahvem de, akçem de haramdır!”
Kahveci Yusuf, kahveleri dağıtır.
Sonra sessizce, bir fincan kahveyi o Rum gence Stelyo’ ya da götürür…
Zabit kükrer:
“Ben ona haramdır demedim mi Yusuf?”
Yusuf, hiç istifini bozmaz:
“Komutanım, o kahve benden. Ona helaldir.”
Rum genç Stelyo, sadece minnetle bakar...
---
Yıllar geçer.
Yıl 1905 — Samos Adası’nda isyan patlar.
Yusuf da asker olarak adaya çıkar.
İlk çatışmada esir düşer, iki yıl zindanda kalır.
Sonra esir pazarına çıkarılır.
“Beş para, yedi para!” diye bağırırlar…
O anda bir ses yükselir:
“Ben o Türk’e 5 para veriyorum! Hemen alıyorum!” der..
Satın alan Rum, Yusuf’u arabasına bindirir, köy dışına götürür, durur:
“Serbestsin, Bilge Yusuf…” der..
Yusuf şaşkın:
“Beyim, kimsin sen?”
Adam gülümser:
“Ben balıkçı Stelyo…
Senin bana helal ettiğin kahvenin hatırına geldim.”
---
İstanbul’a gizlice geri dönen Yusuf’un, o günden sonra Stelyo’yla dostluğu 35 yıl sürer.

Her yıl birbirlerini ziyaret ederler, her görüşmede de bir fincan kahve içerler…

Ve o söz, işte bu iki bilge dostun hikâyesinden doğar:
“Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır” diye
helalliğin, düşmanlığı bile dostluğa çevirdiği bir hikâye…

Bir kahvenin hatırı, insanlığın en güzel köprüsüdür…

Kaynak: T.C Üsküdar Belediyesi Kültür Hizmetleri Arşivi, Halit Ötük

Kısadan hisse…

Kim olursa olsun sonuçta insan… Önce saygı gösterelim, merhametli olalım… din, dil, ırk ne olursa olsun…

Ne güzel demiş Mevlana; bir gün gelir, açmaz dediğin çiçekler açar, gitmez dediğin dertler gider. bitmez dediğin zaman geçer.

Hayat öyle bir sır ki; Önce şükür, sonra sabır, sonra da inanmak gerek….

Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir.

Allah, herkesin karşısına güvenebileceği insanlar çıkarsın…

Karşındaki düşmanın bile olsa her şeyini kaybetsen de insanlığını kaybetme…

İnsanlık ve hatır bilmek böyle bir şey…


< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">