Bingöl merkeze bağlı Düzyayla Köyü’nde (Gevran) , 2018 yılında "ÇED Olumsuz" kararı alan bazalt ocağı projesi yeniden gündeme geldi. Özateş Petrol ve İnşaat Şirketi’nin aynı bölgede bazalt ocağı ve kırma-eleme tesisi kurma girişimi, köylüler ve çevre savunucularının sert tepkisiyle karşılaştı.
2018’de Bingöl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından "ÇED gereklidir" kararı verilen proje, Erzurum 2. Bölge İdare Mahkemesi tarafından da reddedilmişti. Ancak aradan geçen yedi yılın ardından şirket, aynı alanda tekrar proje başvurusunda bulundu. Köylüler, bu girişimi düzenlenen ÇED bilgilendirme toplantısıyla öğrendi.
“SAĞLIK, GEÇİM KAYNAKLARI VE DOĞA YOK OLACAK”
Çewlik.Net'te yer alan habere göre, cevre savunucularından Avukat Furkan Kürşat Alban, projenin halk sağlığı ve geçim kaynakları açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Alban, "Düzyayla Köyü’nde yoğun bir nüfus yaşıyor. İnsanlar burada tarım ve hayvancılıkla hayatlarını sürdürüyor. Bu proje sadece çevreyi değil, doğrudan insanların yaşamını hedef alıyor" dedi.
Bazalt taşının kırılması ve elenmesi sırasında ortaya çıkan PM10 ve PM2.5 gibi zararlı partiküllerin köy içine taşınacağına dikkat çeken Alban, bu tozların uzun vadede KOAH ve silikozis gibi ölümcül hastalıklara neden olabileceğini söyledi.
“KÖYLÜLERİN RIZASI ALINMADAN RAPOR DÜZENLENMİŞ”
Alban, İl Sağlık Müdürlüğü’nün verdiği “uygundur” raporuna da itiraz ettiklerini belirtti. İnceleme sürecinde ne köy muhtarına, ne ihtiyar heyetine ne de köylülere haber verilmediğini vurgulayan Alban, "Biz bu raporun geçerliliğini kabul etmiyoruz. Resmi itirazlarımızı ilgili kurumlara ilettik" diye konuştu.
Köyde başlatılan imza kampanyasıyla halkın büyük bölümünün projeye karşı olduğunu ifade eden Alban, “Herkes bu projeye karşı çıkıyor. İnsanlar anayasal haklarını, sağlıklı yaşam ve mülkiyet haklarını savunuyor” dedi.
“200 METRE YAKINLIKTAKİ KÖYE TESİS OLMAZ”
Düzyayla Köyü Muhtarı Mahmut Alas da projeye karşı olduğunu net bir dille ifade etti. Alas, "Tesisin yapılacağı alan bir köye 400 metre, diğerine sadece 200 metre uzaklıkta. Tarım ve hayvancılıkla geçinen halkımızın tüm yaşamı altüst olur. Burada ne çevre kalır, ne doğa kalır. Böyle bir projenin yeniden gündeme gelmesi akıl alır gibi değil" ifadelerini kullandı.
Köylerinde 70 hane bulunduğunu ve neredeyse tüm ailelerin geçimlerini doğrudan topraktan sağladığını aktaran Alas, yetkilileri bölgeye davet etti: “Gelsinler, hep birlikte görelim. Böyle bir yerleşim yerine bu kadar yakın mesafede maden tesisi olmaz.”
KÖYLÜLER GELECEĞİNİ KORUMAK İÇİN DİRENİYOR
Yamaç bölgesinde yer alan 29 köyün projeden etkileneceği, yapılacak patlatmaların yaratacağı gürültü, toz ve titreşimlerin bölge halkının yaşam kalitesini düşüreceği ifade ediliyor. Köylüler, ekonomik getirisi sınırlı olan bu projenin, sağlık ve çevresel riskler açısından büyük zarar getireceği görüşünde birleşiyor.
Düzyayla halkı, yalnızca bugünlerini değil, gelecek kuşakların yaşam alanlarını da korumak istediklerini belirtiyor. Projenin iptal edilmesi için hukuki mücadele süreci devam ediyor.