Balıklı Havuzu; üstü kapalı kare biçiminde ve suyu berrak bir havuzdu…
Havuzun arka bölümünde ise ikince bir kapalı mekân daha vardı ki, Orası Gusul Abdesti alınan bir yerdi…Kuyu gibi derindi.. Burada da balıklar vardı...
Anzele’de ve Balıklı Havuzunda yüzen Sazan Balıklarına kimse karışmazdı..
Herkes için O balıklar kutsal balıklardı… Rivayet o ki bu su da, tıpkı Urfa Balıklı Göl’de olduğu gibi balıklar yüzer ve bunlara bir kutsallık atfedilmiş… Evliya Çelebi de Anzele suyunun şifalı olduğunu şöyle dile getirmiştir: “Bu balıklı su da ölümsüzlük suyudur. Binlerce insan girip yıkanır, humma hastalığına yakalanan ve cüzam hastalığına tutulan girse ve suyundan kırk gün içse, Hayy ve Kadir Allah’ın emriyle anadan doğmuş gibi sağlıklı olur. Burası görülesi bir yerdir…” der. Su hala eskisi gibi akıp gitmektedir.
Suyun özelliğine baktığımızda ise, Yazın soğuk, kışın ılık akardı…
Suyunun bu özelliği, kaynak suyun çok derinlerden geldiğine işaret ederdi…
Anzele nin hemen yanı başındaki, Balıklı Havuzunun olduğu yerde ise, eski bir tarikat mekânının olduğu ve Tekke özelliği taşıdığı, büyük bir konakta fakirlere yemek dağıtıldığı bir nevi imarethane bulunduğu ifade edilmektedir…
Demek ki gerek Anzele ve gerekse Balıklı Havuzunun yeri, hem Müslümanlar ve hem de Hıristiyanlar açısından kutsal bir mekân olarak kullanılmıştır…
Hatırlayanlar bilir;
Gerek Anzele den ve gerekse Balıklı Havuzundan akan su, büyük arklardan geçerek hemen yanı başında bulunan Mezbahaya ulaşırdı…
Hayvan kesimi yapıldıktan sonra etler bu sularla yıkanırdı.
Mezbahanın su ihtiyacını bu kaynak su karşılardı…
Mezbahanın arkasında ise Dabakhane vardı…
Su arkının bir kolu Dabakhaneye ulaşır, Dabak esnafı bu sudan yararlanırdı…
Anzele suyunun işlevi daha bitmemektedir…..Dabakhane’den ve mezbahadan çıkan bu su ,Urfa Kapısında HARAM SU ismini alırdı Zira bu su o işlemlerden geçerken kirlenmiştir artık…
Kadınlar bu suyun üstünden atlardı..
Her Çarşamba akşamı; kadınlar bu suyun üzerinden atlayarak, bütün kötülükleri ve uğursuzları bu suyun götürdüğüne inanırdı…Bu durum erkekler arasında espri konusu olurdu...
İşleri arka arkaya kötü giden birine…“Oğlum git haram sudan atla “ derlerdi.
O ünlü Türküyü herkes bilir…
“HARAM SUDAN ATLADIM
MANTİN ÇARŞAF TOPLADIM
MURADIM OLUR DİYE
HER DERDİNE KATLANDIM.”
Su buradan sonra, yer altından geçerek Mardin Kapı surlarının dışındaki un değirmenlerini çalıştırırdı…
Değirmenlerden sonra ise HEVSEL Bahçelerini sulardı ve Dicle Nehrine karışırdı…
Anzele suyunun uzun ve maceralı yolculuğu böyle işte…