Trendyol 1’inci Lig’de Süper Lig mücadelesi sürdüren Amedspor’un 20 yaşındaki genç oyuncusu Ayaz Arslan, Berru Org Ajansından Kadir Bayram’a konuştu. A Takımı’na yeni seçilen Arslan, Amedspor forması giymenin gurur ve aynı zamanda büyük bir sorumluluk verdiğini söyledi.
Küçük iken ailecek futbola ilgilerinin olduğunu söyleyen Ayaz Arslan, “Babamın da futbola ilgisi bayağı vardı. O da genç yaşında oynardı. Aslında o bize futbolu sevdirdi. Biz de o yoldan gittik . O zaman küçüktük ve Çınar’da oynuyordum. O zamanlar Diyarbakır karması vardı, iyilerdi, Antalya’ya falan gittik, oynadık. Erhan hoca vardı ve benimle iletişime geçti. Beni takımına istediği söyledi. Ben de kabul ettim ve 2016 yılında buraya geldim. Erhan hocanın üzerimde emeği çok büyük bana her zaman disiplinli ol derdi. Başarabileceğime inanırdı. Bu beni motive etti” dedi.
Altyapıda olan arkadaşlarının çok çalışması gerektiğini söyleyelen Arslan, “Bazen çok zor şartlarda çalışmamız gerekiyor ama yapabiliriz bence. Yeri geldi üzüldük. Yani çok mutlu da olduk. Şampiyonalara gittik. Çok çalıştık ve bu yerlere geldik, başardık” diye konuştu.
Ayaz Arslan, Amedspor’la bağını ise şöyle aktardı; “Amedspor, bizim kimliğimiz. Ona sadece bir futbol takımı gözüyle bakmıyoruz yani çok seviyoruz. Batıda olsun, Avrupa’da olsun herkes içtenliğinle, sevgiyle işaret ediyor. Bu da bizi mutlu ediyor tabii. Amedspor’u tek kelimeyle anlatamayız bence. Amedspor daha fazlası. Bazen sahadayken, yedek kulübesindeyken falan taraftarların o Kürtçe tezahüratları beni mutlu ediyor. Yani daha formayı giymek nasip olmadı ama inşallah kısmet olacak. Sahaya çıkınca o taraftarın bize sevgi ile yaklaşması falan çok güzel ve aslında onlar da bizden çok şey beklemiyorlar. Biz yensek birlikte mutlu oluyoruz yenilsek de birlikte üzülüyoruz. Aslında şunu fark ediyorum ki bir mücadelenin takımıyız biz” dedi.
Kulüpte daima anadili Kürtçe’yi konuşan Ayaz Arslan, “Benim en çok mutlu eden şey kulübümde kendi dilimi konuşuyor olmak” diyerek bunun verdiği mutluluğu bizimle paylaştı;
“Anadilimi konuşmak çok güzel bir duygu. Çünkü ben evde de yani ailem ile de Kürtçe konuşuyorum. Kulüpteki arkadaşlarımla, hocalarımla, diğer arkadaşlarla da Kürtçe konuşuyorum. Bu tabi ki beni çok mutlu ediyor. Çünkü o o sesi, o dili duyunca mutlu oluyorum.”