Konya'nın güneydoğusunda yer alan Çatalhöyük’te yapılan antik DNA analizleri, tarih kitaplarını yeniden yazdıracak bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.
Yaklaşık 9.000 yıl önce kurulan bu proto-kentte, toplumsal yapının temeli kadınlara dayanıyordu.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden evrimsel genetikçi Mehmet Somel ve Stanford Üniversitesi'nden arkeolog Ian Hodder önderliğindeki uluslararası araştırma ekibi, Neolitik döneme ait 131 iskeletin DNA’sını analiz etti.
Sonuçlar, aile ilişkilerinin büyük ölçüde anne soyuna dayandığını ortaya koydu.
EVLERİN ALTI, KADINLARIN TARİHİNİ YAZIYOR
Çatalhöyük’te 31 ayrı binada bulunan iskeletler arasında yapılan genetik bağlantılar, birinci derece akrabaların aynı evin altına, ikinci ve üçüncü derece akrabaların ise çevredeki evlerin altına gömüldüğünü gösterdi.
Bu yerleşim düzeni, çekirdek ve geniş aile yapılarının kadın soylu bir sistem üzerine kurulu olduğunu düşündürüyor.
Somel, “Binalardaki annelik bağlarını özellikle aramıyorduk, ama veriler bizi kadın merkezli bir örgütlenmeye götürdü,” diyerek bu bulgunun Neolitik çağın sadece erkek egemen olmadığını gösterdiğini belirtti.
KIZ ÇOCUKLARINA DAHA FAZLA MEZAR HEDİYESİ
Araştırmacıların bir diğer dikkat çekici bulgusu ise bebek ve çocukların cinsiyetlerine göre mezar eşyalarının dağılımıydı.
Kız çocuklarına erkek çocuklara göre daha fazla mezar hediyesi verildiği belirlendi.
Bu durum, sadece soyun değil, değerin de kadınlar üzerinden tanımlandığını gösteriyor olabilir.
ARKEOLOJİ DÜNYASINDA YANKI UYANDIRDI
Çalışmaya katılmayan Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Jens Notroff, "Bu, sürekli kadın merkezli bir Neolitik topluluğun ilk sistematik kanıtı" diyerek araştırmanın önemini vurguladı.
Kuzey Carolina Üniversitesi'nden Benjamin Arbuckle ise, "Bu bulgular, kadın gücüyle tanımlanan bir dünyayı hayal etmenin bilim camiası için bile ne kadar zor olduğunu gözler önüne seriyor" dedi.
ATAERKİL KURGULARA KARŞI TARİHSEL BİR ALTERNATİF
Çatalhöyük’te elde edilen veriler, Neolitik Avrupa’da görülen erkek egemen yapılarla büyük bir tezat oluşturuyor.
Kadınların sadece aile yapısında değil, kültürel ve ritüel yaşamda da merkezi bir rol oynadığına işaret eden semboller, heykeller ve mezar düzenleri, tarihte kadın merkezli bir dünyanın mümkün olduğunu somut verilerle gösteriyor.
Araştırmacılar şimdi Çatalhöyük’ün bu açıdan eşsiz bir örnek mi, yoksa daha geniş bir Neolitik sosyal modelin parçası mı olduğunu araştırmaya hazırlanıyor.